01 Ekim 2026
20
Rebiulahir
1448
KALAN (Akşam) 00:00:00
İmsak 05:45
Güneş 07:10
Öğle 13:15
İkindi 16:33
Akşam 19:11
Yatsı 20:30
VAKİTLER
İskeçe Müftülüğü Logosu
BATI TRAKYA TÜRK AZINLIĞI
İskeçe Müftülüğü

BATI TRAKYA TÜRK AZINLIĞI DANIŞMA KURULU BAŞKANI VE İSKEÇE MÜFTÜSÜ MUSTAFA TRAMPA’NIN 1–7 EKİM CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI MESAJI

01-10-2026

BATI TRAKYA TÜRK AZINLIĞI DANIŞMA KURULU BAŞKANI VE İSKEÇE MÜFTÜSÜ MUSTAFA TRAMPA’NIN 1–7 EKİM CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI MESAJI

 

BATI TRAKYA TÜRK AZINLIĞI DANIŞMA KURULU BAŞKANI VE İSKEÇE MÜFTÜSÜ MUSTAFA TRAMPA’NIN 1–7 EKİM CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI MESAJI

“Cami ve Sosyal Hayat: Batı Trakya’da Mabetten Topluma Uzanan Köprüler”

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla,

Aziz Soydaşlarım, Kıymetli Din Görevlilerimiz,

1–7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası’na kavuşmanın heyecanını yaşıyoruz. Bu hafta; camilerimizin hayatımızdaki yerini yeniden düşünmek, bu mukaddes mekânların imarına emek verenleri hayırla anmak ve İslam’ın rahmet dolu mesajını toplumumuzla buluşturan din görevlilerimize teşekkür etmek için kıymetli bir vesiledir.

Yüce Rabbimiz Kerîm Kitabımızda şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve âhiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve sadece Allah’tan korkan kimseler gerçek mânada îmâr edebilir.” (Tevbe, 9/18) Bu ilahî hitap bize, camileri inşa ve tamir etmenin yanında onları ibadetle, ilimle, güzel ahlâkla ve cemaatimizin samimi birlikteliğiyle yaşatma sorumluluğunu da yüklemektedir. Batı Trakya Türk Azınlığında bu imar, taş ve tuğladan çok gönüllerin, nesillerin ve kimliğin muhafazası olmuştur. Camilerimiz, bu topraklardaki varlığımızın en güçlü tapusudur.

Cami, yalnızca günde beş vakit secdeye varılan bir bina değildir. Mescid-i Nebevî’nin inşasında bizzat çalışan Peygamber Efendimiz (s.a.s.), camiyi hayatın merkezine koymuş; o kutlu mescit aynı zamanda bir eğitim yuvası, bir yardımlaşma merkezi, bir istişare meclisi ve bir sığınak olmuştur. Batı Trakya’daki camilerimiz de bu mirasın devamıdır. Ramazan’da kurulan iftar sofralarından çocuklarımızın Kur’an yarışmalarına, bayramlaşmalardan cenaze ve taziyelere kadar hayatımızın her evresi camilerimizin gölgesinde anlam kazanır. Köylerimizin ve mahallelerimizin kalbinde yükselen her minare; ezanla birlikte aidiyetimizi, ortak geçmişimizi ve geleceğe dair ümidimizi de yaşatır. Çocuklarımızın ilk dualarını öğrendiği, gençlerimizin değerleriyle buluştuğu, büyüklerimizin huzur bulduğu bu mekânlar, bizi hayatın her döneminde aynı manevi çatı altında toplar.

Kıymetli din görevlilerimiz; Gümülcine’de, İskeçe’de, Dedeağaç’ta, Rodop’ta ve Batı Trakya’nın dört bir yanında sizler bu mekânların manevi mimarlarısınız. Batı Trakya’da din görevlisi olmak; mihrapta, minberde ve Kur’an kursunda yürütülen hizmetlerin yanında, toplumumuzun sevinçlerine ve acılarına ortak olmayı da gerektirir. Bir cenazede ailemizin tesellisi, bir hastalıkta gönlümüzün dayanağı, bir anlaşmazlıkta barışın vesilesi, bir gencin arayışında güvenilir bir rehber oluyorsunuz. Müftülük personelimiz, imam hatiplerimiz, müezzinlerimiz ve çocuklarımızın gönlüne Kur’an sevgisini nakşeden Kur’an kursu öğreticilerimiz, mesai mefhumu gözetmeksizin milletimizin her ihtiyacına karşılık vermektedir.

Bu kutlu miras kolay inşa edilmemiştir. Batı Trakya Türk azınlığında cami ve din hizmeti, rutin bir vazifenin çok ötesinde milli ve manevi bir varoluş mücadelesi olmuştur. Hak ve adalet yolunda mahkeme kapılarına çekilen, baskılara boyun eğmeyen, ömrünü toplumumuzun dinî ve millî kimliğini korumaya adayan rahmetli müftülerimizin onurlu mücadelesi bugün de bize rehberdir. Bu emaneti devralan din görevlilerimiz de karşılaştıkları güçlüklere rağmen hizmetlerini özveriyle sürdürmektedir. Onların emeğine sahip çıkmak, ortak geleceğimize sahip çıkmaktır.

11 Ekim 2024 tarihinde İskeçe Çınar Camii’nde cuma namazı sırasında yaşanan olaylar ve ardından gelen yargılama süreci, Batı Trakya’da din hizmetlerinin hangi güçlükler içerisinde yürütüldüğünü bir kez daha göstermiştir. Toplumumuzun kendi seçtiği müftülerine ve iradesine sahip çıkma kararlılığının yansıdığı bu süreç, Batı Trakya Türk Azınlığı olarak, hepimizi yakından ilgilendirmektedir.

Camilerimiz, dinî ve millî kimliğimizin yaşatıldığı, birlik ve kardeşliğimizin güçlendiği ortak emanetlerimizdir. Bu vesileyle, Çınar Camii davası sürecinde yanımızda duran, dayanışmasını ve desteğini esirgemeyen bütün soydaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Karşılaştığımız güçlükler bizleri hizmet yolundan alıkoymayacaktır. Sağduyumuzu ve birliğimizi koruyarak camilerimize, din görevlilerimize ve toplumumuzun iradesine sahip çıkmaya; haklarımızı hukuk ve adalet zemininde savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

Son zamanda Camilerimize yönelik gerçekleştirilen çirkin saldırıları bir kez daha kınıyorum. İbadethanelere saygı ve güvenliklerinin sağlanması, ortak hayatımızın vazgeçilmez bir gereğidir. Bu tür saldırılar ve provokasyonlar bizleri asla umutsuzluğa düşürmeyecek; aksine saflarımızı sıklaştırmamıza, mabedimize ve değerlerimize daha güçlü sahip çıkmamıza vesile olacaktır. Sağduyumuzu ve dayanışmamızı koruyarak camilerimizi huzurun, kardeşliğin ve iyiliğin buluşma noktaları olarak yaşatmaya devam edeceğiz.

Unutmayalım ki caminin sosyal hayattaki etkisi, cemaatin camiyle kurduğu bağın gücü kadardır. Bu bağ yalnızca vakit namazlarında değil; gençlerimizin, kadınlarımızın ve çocuklarımızın camiyle buluşmasında, cami avlusunda kurulan sohbetlerde, ilim meclislerinde güçlenir. Modern dünyanın yalnızlaştırdığı insanın sığınağı yine bu kutlu çatıdır. Bizlere düşen, “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et…” (Nahl, 16/125) emrini rehber edinerek çocuklarımızı ve gençlerimizi anlayan, kadınların ve ailelerin ihtiyaçlarını gözeten, yaşlılarımızı ve yalnızlarımızı unutmayan bir hizmet anlayışıyla toplumumuzun tamamını kucaklamaktır. Camilerimizin kapısını açık tutarken gönüllerimizin kapısını da açık tutalım.

Bu vesileyle, camilerimizin inşasına, imarına ve ihyasına katkı sunan hayırseverlerimize, mütevelli ve vakıf heyetlerimize ve aziz cemaatimize şükranlarımı sunuyorum. Dinî ve millî varlığımızın korunması uğrunda ömürlerini vakfeden merhum müftülerimizi, mütevellilerimizi ve ahirete irtihal eden bütün din görevlilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum.

Batı Trakya’mızın her köşesinde hizmet veren bütün din görevlilerimizin Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nı en kalbî duygularımla kutluyorum. Rabbim hizmetlerinizi kabul, gayretlerinizi bereketli eylesin. Camilerimizin ezansız, gönüllerimizin imansız kalmamasını, birlik ve kardeşliğimizin daim olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

Mustafa TRAMPA                                         

Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı İskeçe Müftüsü