01-10-2026

BATI
TRAKYA TÜRK AZINLIĞI DANIŞMA KURULU BAŞKANI VE İSKEÇE MÜFTÜSÜ MUSTAFA
TRAMPA’NIN 1–7 EKİM CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI MESAJI
“Cami ve Sosyal Hayat: Batı Trakya’da Mabetten Topluma
Uzanan Köprüler”
Rahmân ve
Rahîm olan Allah’ın adıyla,
Aziz
Soydaşlarım, Kıymetli Din Görevlilerimiz,
1–7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası’na kavuşmanın heyecanını
yaşıyoruz. Bu hafta; camilerimizin hayatımızdaki yerini yeniden düşünmek, bu
mukaddes mekânların imarına emek verenleri hayırla anmak ve İslam’ın rahmet
dolu mesajını toplumumuzla buluşturan din görevlilerimize teşekkür etmek için
kıymetli bir vesiledir.
Yüce Rabbimiz Kerîm Kitabımızda şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın
mescitlerini ancak Allah’a ve âhiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan,
zekâtı veren ve sadece Allah’tan korkan kimseler gerçek mânada îmâr edebilir.”
(Tevbe, 9/18) Bu ilahî hitap bize, camileri inşa ve tamir etmenin yanında
onları ibadetle, ilimle, güzel ahlâkla ve cemaatimizin samimi birlikteliğiyle
yaşatma sorumluluğunu da yüklemektedir. Batı Trakya Türk Azınlığında bu imar,
taş ve tuğladan çok gönüllerin, nesillerin ve kimliğin muhafazası olmuştur.
Camilerimiz, bu topraklardaki varlığımızın en güçlü tapusudur.
Cami, yalnızca günde beş vakit secdeye varılan bir bina değildir.
Mescid-i Nebevî’nin inşasında bizzat çalışan Peygamber Efendimiz (s.a.s.),
camiyi hayatın merkezine koymuş; o kutlu mescit aynı zamanda bir eğitim yuvası,
bir yardımlaşma merkezi, bir istişare meclisi ve bir sığınak olmuştur. Batı
Trakya’daki camilerimiz de bu mirasın devamıdır. Ramazan’da kurulan iftar
sofralarından çocuklarımızın Kur’an yarışmalarına, bayramlaşmalardan cenaze ve
taziyelere kadar hayatımızın her evresi camilerimizin gölgesinde anlam kazanır.
Köylerimizin ve mahallelerimizin kalbinde yükselen her minare; ezanla birlikte
aidiyetimizi, ortak geçmişimizi ve geleceğe dair ümidimizi de yaşatır.
Çocuklarımızın ilk dualarını öğrendiği, gençlerimizin değerleriyle buluştuğu,
büyüklerimizin huzur bulduğu bu mekânlar, bizi hayatın her döneminde aynı
manevi çatı altında toplar.
Kıymetli din görevlilerimiz; Gümülcine’de, İskeçe’de, Dedeağaç’ta,
Rodop’ta ve Batı Trakya’nın dört bir yanında sizler bu mekânların manevi
mimarlarısınız. Batı Trakya’da din görevlisi olmak; mihrapta, minberde ve
Kur’an kursunda yürütülen hizmetlerin yanında, toplumumuzun sevinçlerine ve
acılarına ortak olmayı da gerektirir. Bir cenazede ailemizin tesellisi, bir
hastalıkta gönlümüzün dayanağı, bir anlaşmazlıkta barışın vesilesi, bir gencin
arayışında güvenilir bir rehber oluyorsunuz. Müftülük personelimiz, imam
hatiplerimiz, müezzinlerimiz ve çocuklarımızın gönlüne Kur’an sevgisini
nakşeden Kur’an kursu öğreticilerimiz, mesai mefhumu gözetmeksizin milletimizin
her ihtiyacına karşılık vermektedir.
Bu kutlu miras kolay inşa edilmemiştir. Batı Trakya Türk azınlığında cami
ve din hizmeti, rutin bir vazifenin çok ötesinde milli ve manevi bir varoluş
mücadelesi olmuştur. Hak ve adalet yolunda mahkeme kapılarına çekilen,
baskılara boyun eğmeyen, ömrünü toplumumuzun dinî ve millî kimliğini korumaya
adayan rahmetli müftülerimizin onurlu mücadelesi bugün de bize rehberdir. Bu
emaneti devralan din görevlilerimiz de karşılaştıkları güçlüklere rağmen
hizmetlerini özveriyle sürdürmektedir. Onların emeğine sahip çıkmak, ortak
geleceğimize sahip çıkmaktır.
11 Ekim 2024 tarihinde İskeçe Çınar Camii’nde cuma namazı sırasında
yaşanan olaylar ve ardından gelen yargılama süreci, Batı Trakya’da din
hizmetlerinin hangi güçlükler içerisinde yürütüldüğünü bir kez daha
göstermiştir. Toplumumuzun kendi seçtiği müftülerine ve iradesine sahip çıkma
kararlılığının yansıdığı bu süreç, Batı Trakya Türk Azınlığı olarak, hepimizi
yakından ilgilendirmektedir.
Camilerimiz, dinî ve millî kimliğimizin yaşatıldığı, birlik ve
kardeşliğimizin güçlendiği ortak emanetlerimizdir. Bu vesileyle, Çınar Camii
davası sürecinde yanımızda duran, dayanışmasını ve desteğini esirgemeyen bütün
soydaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Karşılaştığımız güçlükler bizleri hizmet
yolundan alıkoymayacaktır. Sağduyumuzu ve birliğimizi koruyarak camilerimize,
din görevlilerimize ve toplumumuzun iradesine sahip çıkmaya; haklarımızı hukuk
ve adalet zemininde savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Son zamanda Camilerimize yönelik gerçekleştirilen çirkin saldırıları bir
kez daha kınıyorum. İbadethanelere saygı ve güvenliklerinin sağlanması, ortak
hayatımızın vazgeçilmez bir gereğidir. Bu tür saldırılar ve provokasyonlar
bizleri asla umutsuzluğa düşürmeyecek; aksine saflarımızı sıklaştırmamıza,
mabedimize ve değerlerimize daha güçlü sahip çıkmamıza vesile olacaktır.
Sağduyumuzu ve dayanışmamızı koruyarak camilerimizi huzurun, kardeşliğin ve
iyiliğin buluşma noktaları olarak yaşatmaya devam edeceğiz.
Unutmayalım ki caminin sosyal hayattaki etkisi, cemaatin camiyle kurduğu
bağın gücü kadardır. Bu bağ yalnızca vakit namazlarında değil; gençlerimizin,
kadınlarımızın ve çocuklarımızın camiyle buluşmasında, cami avlusunda kurulan
sohbetlerde, ilim meclislerinde güçlenir. Modern dünyanın yalnızlaştırdığı
insanın sığınağı yine bu kutlu çatıdır. Bizlere düşen, “Rabbinin yoluna
hikmetle ve güzel öğütle davet et…” (Nahl, 16/125) emrini rehber edinerek
çocuklarımızı ve gençlerimizi anlayan, kadınların ve ailelerin ihtiyaçlarını
gözeten, yaşlılarımızı ve yalnızlarımızı unutmayan bir hizmet anlayışıyla
toplumumuzun tamamını kucaklamaktır. Camilerimizin kapısını açık tutarken
gönüllerimizin kapısını da açık tutalım.
Bu vesileyle, camilerimizin inşasına, imarına ve ihyasına katkı sunan
hayırseverlerimize, mütevelli ve vakıf heyetlerimize ve aziz cemaatimize
şükranlarımı sunuyorum. Dinî ve millî varlığımızın korunması uğrunda ömürlerini
vakfeden merhum müftülerimizi, mütevellilerimizi ve ahirete irtihal eden bütün
din görevlilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum.
Batı Trakya’mızın her köşesinde hizmet veren bütün din görevlilerimizin
Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nı en kalbî duygularımla kutluyorum. Rabbim
hizmetlerinizi kabul, gayretlerinizi bereketli eylesin. Camilerimizin ezansız,
gönüllerimizin imansız kalmamasını, birlik ve kardeşliğimizin daim olmasını
Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
Mustafa
TRAMPA
Batı Trakya Türk
Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı